Bugünkü yazımda tıbbi tanım olarak söylersem "pnömotoraks" yani akciğerin sönmesi nedir, nasıl anlaşılabilir, ne yapmak gerekir gibi sorulara cevap vermeye çalışacağım.
Bu hastalığı anlamak için önce solunum mekanizmasındaki normal durumu ve işleyişi anlatmam gerekir; daha önce bahsettiğim şekilde göğüs boşluğunun sağ ve sol tarafında olmak üzere 2 adet akciğer yer almaktadır. Her iki akciğeri saran çok ince 2 adet zar mevcuttur ve bu 2 zar arasında normalde hava bulunmaz, sadece akciğerin hareketinin rahat olmasını sağlayan az miktarda sıvı bulunur. Akciğer dokusu normalde tıpkı bir balon gibi büzülme ve sönme eğiliminde olmasına rağmen bu zarlar arasındaki ince boşlukta mevcut olan negatif basınç sayesinde şişkin kalmakta ve nefes alma işlemi ile içeriye bir miktar hava girmekte, nefes verme ile alınan hava dışarı atılmaktadır. Ancak en zorlu nefes verme sonunda bile akciğerlerde belirli bir miktar hava daima kalmaktadır yani akciğer tamamen sönmemektedir.
Akciğer nasıl söner, sebepleri nedir? Akciğer dokusunun herhangi bir sebep ile yırtılması sonucu bu boşluğa hava girişi gerçekleşir ve içerdeki dengeyi sağlayan basınç bozulmuş olur, akciğer de tıpkı bir balon gibi söner. Pnömotoraks adı verilen bu durumda akciğer, sönen bölgenin büyüklüğüne bağlı olarak kısmen ya da tamamen solunum işlevini yerine getiremez hale gelir. Buna sebep olabilecek durumlar ya trafik kazası, kesici-delici aletlerle yaralanma, düşme sonrası kırılan kaburgaların akciğeri ve akciğer zarını yırtması veya akciğere iğne batırmak suretiyle yapılan biyopsi (hastalığa tanı koymak için parça alma işlemi) sırasındaki durumlar olabileceği gibi herhangi bir yaralanma yokken akciğerin astım, ciddi bronşit, kanser, verem, abse gibi mevcut hastalıklarının bir sonucu olarak veya belirleyebildiğimiz herhangi bir neden yokken kendiliğinden de ortaya çıkabilir. Bu hastalarda var olan ufak ya da büyük, tek ya da çok sayıda oluşma sebebini se tam olarak bilemediğimiz hava kistlerinin patlaması akciğeri söndürebilmektedir. Çoğu hastalıkta olduğu gibi bunda da bazı risk faktörleri mevcuttur. Zaman zaman tehlikelerini hatırlatmaya çalıştığım SİGARA akciğer sönmesinde de büyük role sahiptir. Bunun yanısıra hastalık uzun boylu, zayıf erkeklerde daha sıklıkla görülmektedir. Basıncın değişimi ile alakalı olarak yüksek rakıma çıkmak, denizin altına inmek riskli grupta tehlikeli olabilmektedir.
Bu hastalığın belirtileri nedir ve ne yapmalıyız? Altta yatan hiçbir hastalığı olmayan sağlıklı bireylerde meydana gelen akciğer sönmesi, ağır bir egzersiz sırasında olabileceği gibi istirahat halinde de ortaya çıkabilir. Bu kişilerde başka bir hastalık olmadığından genellikle çok ciddi belirtiler ortaya çıkmaz ve hasta durumu fark edemeyerek hekime başvurmakta gecikebilir. Altta yatan akciğer hastalığı nedeniyle solunum kapasiteleri zaten sınırlı olan hastalarda ortaya çıkan akciğer sönmesi ise daha ciddi, hayatı tehdit eden bir klinik tabloya neden olur ve ani başlangıçlı şiddetli ağrı ile nefes darlığı çoğu kez hastayı hemen acil servise başvurmaya zorlar. Hastalığın kesin tanısını koymak için akciğer filmi çektirmek genellikle yeterli olmaktadır, dinleme aleti ile akciğerler dinlendiğinde duyulması gereken seslerin azaldığı da doktor tarafından tespit edilebilir. Ancak hafif bir sönme söz konusu ise bunlar yeterli olmayabilir ve akciğer tomografisi çektirmek gerekebilir.
Peki tespit edince ne yapmak gerekir? Sağlıklı bireylerde görülen akciğerin kısmen söndüğü durumlarda hastayı hastaneye yatırmak suretiyle istirahat ve oksijen tedavisi ile takip etmek yeterli olabilmektedir. Eğer iyileşme görülmezse bahsedeceğim ileri tedavi yöntemlerine geçmek gerekir. Akciğerin fazla söndüğü durumlarda biriken havayı dışarı atmak için önce göğüs tüpü takılır. İyileşme sağlanırsa tüp çıkarılarak hasta taburcu edilir. Ancak özellikle SİGARA içmeye devam edenlerde bu hastalık sıklıkla tekrarlar. Böyle bir durumda ya da göğüs tüpü ile iyileşme sağlanamayanlarda ameliyat uygun olmaktadır.
Kimi zaman basitçe atlatılan, kimi zaman ise ne yazık ki ölümcül olabilen bu hastalık az oranda da olsa tabi ki sigara içmeyenlerde de görülebilmekte, ancak biliyorum ki tedavi ettiğimiz hastaların neredeyse tamamı SİGARA içicisi ve tedavi sonrasında bu alışkanlıklarına devam edenlerde hastalığın tekarladığı bilinen bir gerçek. Elimizde çözümü varsa neden hastalığı engellemeyelim?
Sigarasız kalın
Sağlıklı kalın…